
The Argument tarafından yayımlanan kapsamlı analiz, büyük dil modellerinin farklı dillerde farklı düşünme biçimleri geliştirip geliştirmediğini araştırdı. Araştırmacılar; ChatGPT, Claude ve DeepSeek gibi modelleri İngilizce, Çince, Arapça, Hintçe, Fransızca ve İspanyolca dahil birçok dilde aynı sorularla test etti. Amaç, dilin AI’nın değerlerini ve karar mekanizmasını değiştirip değiştirmediğini görmekti.
Sonuçlar ilginçti: Modellerin üslubu, empati seviyesi veya politik hassasiyetleri bazı dillerde değişse de temel dünya görüşü büyük ölçüde aynı kaldı. Özellikle toplumsal cinsiyet eşitliği, aile içi şiddet veya bireysel özgürlük gibi konularda modeller farklı dillerde benzer şekilde yanıt verdi. Araştırmada yalnızca DeepSeek’in Çince kullanımında protestolar gibi politik konularda daha temkinli davranması dikkat çekti. Uzmanlara göre bunun nedeni dilin kendisi değil; modellerin eğitim verileri ve şirket politikaları olabilir. Araştırma ayrıca internet verilerinin büyük kısmının İngilizce olması nedeniyle AI modellerinin küresel ölçekte “Batılı internet kültürü” etkisi taşıdığını ortaya koyuyor.
Bu çalışma, gelecekte AI sistemlerinin kültürel çeşitlilik ve yerel değerlerle nasıl uyumlu hale getirileceğine dair önemli tartışmaları yeniden gündeme taşıyor. Çünkü milyarlarca insan aynı AI modelleriyle konuşmaya başladıkça, farklı toplumların düşünsel çeşitliliğinin zamanla daha homojen hale gelme riski bulunuyor. Uzmanlara göre asıl soru artık “AI hangi dili konuşuyor?” değil; “AI hangi kültürel değerleri küreselleştiriyor?” olabilir.
Kaynak: theargumentmag
