Günümüzde birçok işletme, “ne kadar büyük model o kadar iyi” anlayışıyla hareket ediyor; ancak IBM’e göre bu yaklaşım artık sürdürülebilir değil.

1. si kurumlar, maliyet, gecikme (latency) ve veri egemenliği gibi meselelerle karşılaşıyor. IBM, bunun yerine “fit-for-business” küçük modelleri tercih etmenin, hem ROI’yi artırdığını hem de hem hibrit hem uç (edge) ortamlarda çalışmayı mümkün kıldığını savunuyor.
2. si ise kayma, platformları modüler ve açık hale getirmek: mikro-takım mimarileri, açık kaynak modeller ve modüler iş hattı (pipeline) yapıları öneriliyor.
3. olarak “sorumlu AI” anlayışı en baştan tüm süreçlere gömülmeli; veri izlenebilirliği, insan denetimi ve şeffaflık gibi ilkeler merkezi konumda olmalı.
4. adım, agentik AI’yı tam yaşam döngüsünde işletimleştirmek: modelin tasarımından dağıtıma ve sürekli izleme/iyileştirmeye kadar her aşama planlanmalı.
5. strateji, her agenti doğru modelle eşleştirmek: her göreve en uygun, hafif model seçilmeli ve bu eşleştirme işin değer üretimini maksimize etmeli.
6. ve son olarak, küçük modellerin işletme çapına ölçeklenmesi teşvik edilmeli: bu sayede yüzlerce agent düşük maliyetle çalıştırılabilir hale geliyor.

IBM’in yaklaşımı, AI projelerinin deneysel aşamadan stratejik altyapıya evrilmesini hedefliyor. Bu stratejik kaymalarda başarı, sadece teknik mimaride değil, organizasyonel kültürde, yönetişim modellerinde ve iş hedefleriyle uyumda gizli olacak. IBM’in önerdiği bu altı stratejik kayma, işletmelerin AI’yı daha akıllı, esnek ve sürdürülebilir biçimde benimsemesine kapı aralayabilir.

Büyük modellerin cazibesine kapılmak kolay; IBM’in çağrısı, “küçük ama stratejik” AI ile daha akıllı büyümeye yönelmek.

Kaynak: IBM


Başa Dön