IBM’in küresel büyümesiyle birlikte İK süreçleri giderek karmaşıklaşıyordu. Farklı bölgelerde uygulanan politikalar, manuel işlemler ve çok kanallı sorgular destek ekiplerini zorluyordu. Geleneksel dijital çözümler bu yükü hafifletmekte yetersiz kalınca, şirket “yeniden düşünme ve dönüşüm” yaklaşımına yöneldi. AskHR sisteminde yapılan güncellemeler sayesinde hem çalışanlar hem yöneticiler tek bir sohbet arayüzü üzerinden işlem yapabilecekleri akıllı bir deneyime kavuşacak.

AskHR, rutin İK taleplerini doğrudan yanıtlayabiliyor: maaş bordrosu görüntüleme, izin başvuruları, işveren doğrulama mektupları ve yönetici süreçleri gibi işlemler bu sistem üzerinden gerçekleştirilebiliyor. Daha karmaşık durumlar ise insan uzmanlara yönlendiriliyor. Sistem SAP, Workday, Concur gibi kurumsal araçlarla derin entegrasyon sağlıyor. IBM’e göre, AskHR’in devreye alınmasıyla 2016’dan bu yana destek taleplerinde %75 azalma yaşanırken, operasyonel maliyetlerde dört yılda %40 düşüş elde edildi. Ayrıca sistem 2024’te 1 milyonun üzerinde işlem gerçekleştirdi ve çalışanların %99’u yöneticiler seviyesinde kullanım sağlıyor.

IBM, AskHR’i sanal asistan olmaktan çıkararak “ajans düzeyinde” bir İK aracına dönüştürdü. Güncelleme ile sistemin arka planında çalışan LLM’ler, kullanıcının mesajını analiz edip ilgili modüle yönlendiriyor, görevleri tetikliyor veya yanıt üretiyor. Bu da “istenmeyen tuşlama” yerine “akıllı etkileşim” deneyimini mümkün kılıyor. Sistem, hibrit otomasyon modeliyle sıfır dokunma desteğini hedeflerken gerekli yerlerde insan müdahalesini koruyor.

IBM’in bu adımı, şirket içi teknolojik dönüşümlerde AI kullanımının somut faydalarla birleşebileceğini gösteriyor. Eğer sistem istikrarlı biçimde çalışmaya devam ederse, İK operasyonlarında verimlilik çıtası yeniden belirlenebilir.

IBM’in AskHR ile attığı bu adım, “iş süreçlerinin yalnızca hızlanması değil, daha akıllı hale gelmesi” vizyonuna güçlü bir örnek teşkil ediyor.

Kaynak: IBM


Başa Dön