
Nobel ödüllü fizikçi Saul Perlmutter, yapay zekâyı kullanırken entelektüel temelli düşünme yeteneğinin korunması gerektiğini vurguluyor. Perlmutter’a göre AI, insan zihnini taklit edebilecek kadar etkili olsa da, cevapları samimi bir anlayışla değil, yüksek güven tonuyla sunarak kullanıcıda “anladığını sanma” hissi yaratabilir — bu da eleştirel muhakemeyi zayıflatabilir.
Perlmutter, UC Berkeley’de yürüttüğü çalışmalar kapsamında öğrencilerine AI’yı araç olarak kullanmayı öğretirken aynı zamanda bilimsel akıl yürütme, olasılıksal düşünme, kuşkuculuk ve sistematik hata kontrolü gibi yetenekleri de geliştirmeyi hedefliyor. Ona göre yapay zekâ, yalnızca zaten düşündüğünüzü organizasyonlu hâle getirmek için değil; önce nasıl düşüneceğinizi bilmeniz şartıyla faydalı olabilir. AI’nin kendinden emin söylemleri, kullanıcıların sorgulamadan yanıtları kabul etmesi riskini taşır; bu da bilişsel yanlılığı güçlendirebilir.
Sonuç olarak, yapay zekâyı denetimsiz bir bilgi kaynağı olarak görmek yerine — bir düşünce destekçisi olarak değerlendirmek gerekiyor. Perlmutter gibi düşünürler, AI ile çalışırken insan aklının aktif kalmasının; kuşkuculuğun, analiz yeteneğinin ve hata kontrol mekanizmalarının bilinçli şekilde kullanılmasının vazgeçilmez olduğunu savunuyorlar. Yapay zekâ, insanların yerine geçmek değil, onların muhakemesini zenginleştirmek için daha etkili bir araç hâline getirilmeli.
Kaynak: businessinsider
