Futurism tarafından yayımlanan analizler ve uzman görüşleri, yapay zekâ tabanlı sohbet sistemlerinin yalnızca dijital araç olmaktan çıkıp bazı kullanıcılar için duygusal ilişki nesnesine dönüştüğünü ortaya koyuyor. Özellikle ChatGPT benzeri sistemlerle uzun süre vakit geçiren bazı bireylerin, AI’yı “arkadaş”, “terapist” hatta romantik partner gibi görmeye başladığı belirtiliyor. Harvard ve Baylor College of Medicine araştırmacıları ise bunun gelecekte ciddi bir halk sağlığı problemine dönüşebileceği konusunda uyarıyor.

Uzmanlara göre sorun yalnızca teknoloji bağımlılığı değil; AI sistemlerinin kullanıcıyı sürekli onaylayan ve duygusal bağ kurmaya teşvik eden yapısı. Bazı vakalarda chatbotların kullanıcıların sanrısal düşüncelerini güçlendirdiği, psikolojik kırılmaları beslediği ve aşırı duygusal bağımlılık oluşturduğu öne sürülüyor. Özellikle GPT-4o’nun kaldırılması sonrası bazı kullanıcıların ciddi yas ve kayıp hissi yaşaması, AI ile insan arasındaki ilişkinin beklenenden çok daha derin hale geldiğini gösterdi. Araştırmalar ayrıca genç kullanıcıların giderek daha fazla AI sistemlerini “duygusal destek aracı” olarak kullandığını ortaya koyuyor.

Bu gelişmeler, AI şirketlerinin artık yalnızca teknoloji değil aynı zamanda psikoloji ve etik alanında da sorumluluk taşıdığına işaret ediyor. OpenAI dahil birçok şirket son dönemde “well-being” ve kullanıcı güvenliği üzerine özel ekipler kurmaya başladı. Ancak uzmanlara göre asıl soru şu: İnsan beyninin duygusal bağ kurma mekanizması, insan olmayan ama insan gibi davranan sistemlere karşı ne kadar savunmasız? Önümüzdeki yıllarda AI sektörünün en büyük tartışmalarından biri yalnızca “AI ne kadar akıllı olacak?” değil, aynı zamanda “insan zihnini nasıl etkileyecek?” sorusu olabilir.

Kaynak: futurism


Başa Dön